Gülçin Feyzioğlu ile Röportaj

Kendi oyuncaklarını kendi tasarlayan ve alana yepyeni bir soluk getirip, kısa sürede pek çok kişinin dikkatini çekmeyi başaran sayın Gülçin Feyzioğlu’na birkaç sorumuz oldu 🙂 El emeğinin güzelliğini ve girişimciliğin önemini bize yeniden hatırlatan Gülçin Teyzemize teşekkür ederiz 🙂

l

Piyasada gördüklerimizden çok daha farklı, el emeği ürünler tasarlayıp, üretiyorsunuz. Biz de bu süreci merak ettik. Nasıl başladı ? Nasıl ilerledi bu fikirler?

Gülizar’ın Oyuncakları marka adım.Bebek ve çocuklara daha renkli ve neşeli bir dünya sunma isteği ile oluştu Gülizar’ın Oyuncakları.

2009 yılı sonları hediye bir oyuncak almak ihtiyacı ile önce oyuncakçı dükkanı aradım.Karşıma çıkanlar ya uzak doğu üretimi, kalitesiz,basmakalıp, kötü boyalı , kısa zamanda bozulacak oyuncaklar ya da lisanslı, her yerde ayni, pahallı oyuncaklar…Gerçekten doğru dürüst oyuncakçı bile yok. AVMlerin oyuncak bölümünün ihtiyacı görmesi bekleniyor. O gün gördüğüm bu eksiklik beni bu günlere getirdi.Annemin terzi olması sebebi ile temel dikiş bilgisine sahiptim. Çocuklarımın önce okul, sonra iş sebebi ile evden ayrılmış olmaları nedeniyle de bolca boş zamanım vardı.Çok sevdiğim yeni bir işim olmuştu.Mesele uygun malzemeleri bulmaya kalmıştı.Uzun zaman araştırma yaptım.İstediğim; olabildiğince sağlıklı malzemelerle ,pozitif enerji veren sevimli bez bebekler ve bez oyuncak hayvanlar dikmekti.Hepsi sevimli, şaşkın bakışlı ve ağız dolusu gülen bebekler ve hayvan oyuncaklar böyle oluştu

Sizin gibi girişimcilere neler önerirsiniz? 

Ben her çocuğun mutlaka bir bez oyuncağının olmasını diliyorum… Aileler çocuklarına el emeğini tanıtmalı, değerini öğretmeli.Buradan yola çıkarsak, bez oyuncak üreticilerinin  daha çok olması gerekir.Çocukları ve dikişi sevenler bu işe el atabilirler.Ancak çokça sabır gerekiyor.Çünkü günümüzde aileler daha çok pahallı, gösterişli veya çok ucuz , hemen bozulan oyuncaklara yöneliyor. El emeği ülkemizde ne yazık ki değerini bulmuyor. Bu işe el atacakların , hedef kitleye ulaşıncaya kadar sabretmelerini öneririm.

Sizi bu sürece neler itti? Biri otuz yaşında diğeri 23 yaşında olan iki oğlunuz var. Onları yetiştirirken fark ettiğiniz eksiklikler sizi etkilemiş olmalı. Çocuk yetiştirirken tecrübe edindiğiniz hangi durumlar sizin bu tasarım sürecinizi besledi?

Çalışan iki çocuklu bir anne olduğum için , kendi çocuklarımı büyütürken bu eksikliği hissetmedim.Yıllar sonra… Ayrıca ben çocuklarımı büyütürken, bu kadar çok uzak doğu istilasında değildik.Plastik de olsa oyuncak bulmak mümkündü. Ne kadar ihtiyaç giderdiğimi bilmiyorum ama doğru bildiğim işi yapıyorum.

Yıllardır makyajlı, ince kadın hatlarına sahip bebeklerin çocukların başta sosyal gelişimleri olmak üzere pek çok alanda zararları dile getiriliyor ama hala böyle bebekler ve oyuncaklar tüketiciler tarafından tercih edilmeye, üretilmeye devam ediyor. Sizin ise bebekleriniz oldukça farklı. Piyasada diğerlerine göre az bulunan ama çok daha sağlıklı bebekler ve oyuncaklar tasarlıyorsunuz. Sizin, diğerlerinin aksine bu oyuncakları üretmeyi tercih etmenizin sebebi ne?

Ben çocukların çocukça yaşamaları gerektiğini düşünüyorum.Çocuklar önce kendileri çocuk gibi olmalı.Çocuklukları bitince zaten yetişkinlikleri ömür boyu sürecek.Onun için anneler önce çocuklarına uygun kıyafetler ve oyuncaklar seçmeli.Kızların görüntüleri ile değil, kendi öz değerleri , akılları , kişilikleri ve oluşturdukları kimlikleri ile var olmayı öğretmeli. Bunun için de çocukça giyimi olan, makyajsız, sevimli, pozitif enerji veren bebekler ve oyuncaklar üretmeyi tercih ediyorum.

 

Diğerleri yerine bu bebekleri tercih eden annelerin yorumları nasıl oluyor? Çocuklardan nasıl tepkiler alıyorsunuz?

Benim oyuncaklarımı biraz daha eğitim seviyesi yüksek kesim talep ediyor ve onların çocukları. Ya da bu kesimden yetişkinler kendileri için satın alıyor. Hepsinin el işi olduğunu öğrendiklerinde önce şaşırıyorlar.O kadar çok basmakalıp ürünlere alışılmış ki….Çok şaşırtıcı geliyor el yapımı oyuncak.İlgisini çeken çocuk elinden bırakmak istemiyor zaten .Ama bazılarını da hiç ilgisini çekmiyor.

Engelli bireyleri de yansıtan karakterler tasarlamayı da düşünüyor musunuz? Bundan sonra bizi nasıl tasarımlar, oyuncaklar bekliyor?

Engelli bireyleri yansıtan bebekler yapmayı düşünüyorum.Ne kadar ilgi çeker bilmiyorum.Ama çocuklar hayatın içinde ve hayatın gerçekleri ile yüzleşerek büyütülmelidir.Hayat toz pembe değil sadece, her rengi yaşamak lazım.

Bundan sonra yeni tekniklerle, yeni malzemelerle başka bez bebekler ve oyuncaklar üretmeyi düşünüyorum.Aklım sürekli yeni tasarımlarla  meşgul.

Sağlıklı toplumlar, sağlıklı çocuklar ve yetişkinlerden oluşur. Yarınlar için çocukların hayal dünyalarına ihtiyacımız var.Bu hayal dünyalarını beslemeliyiz.Çünkü oynamayan tay, at olmaz.

Dilerseniz GülizarınOyuncakları sosyal medya hesaplarını takip ederek, daha ayrıntılı bilgi alabilirsiniz.

 

Gözde Akoğlu

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir