Frobel Eğitim Yaklaşımı

spielgaben-educational-toys

Friedrich Wilhelm August Fröbel

Alman eğitimci, anaokullarının kurucusudur. Froebel doğayla bir olmayı çok sevmesine rağmen bu onu hayata bağlamaya pek yetmiyordu. Marangozluk mesleğiyle meşgul olduğu yıllarda feci bir depresyonla cebelleşen ve defalarca intiharın eşiğinden dönen Froebel’in kaderini değiştiren olay ise amcasının onu kitapların dünyasına sokması ve psikolojik olarak oldukça yıpranmış olan Froebel’i okumanın, öğrenmenin ve araştırmanın hazzıyla tanıştırması olmuştur. Yeni tanıştığı bu kitaplar dünyası ve doğa ile yakın ilişkisinin de etkisiyle felsefi bir arayış içine girmiştir. Bu arayışta çağın ünlü filozofları Fichte ve Schelling’in düşüncelerine yakınlık duymuştur. Daha sonra yine amcasının desteğiyle Frankfurt’a öğrenim görmeye gitmiş ve orada Isviçreli eğitimci J. H. Pestalozzi’nin yöntemiyle eğitim yapan bir deneme okulunun müdürü olan Anton Grüner’le tanışmıştır. Froebel’in bir eğitimci olabilecek yeteneğe sahip olduğunu düşünen Grüner ona okulda öncesinde gözlem yapması için asistanlık ve daha sonrasında öğretmenlik görevi vermiştir. Froebel, bu görevi süresince bir yandan Pestalozzi ilkelerini incelemiş, diğer yandan da eğitim alanında kendi görüşlerini geliştirmiştir. Frankfurt’ta üç yıl kaldıktan sonra, araştırma yapmak için İsviçre’de Pestalozzi okullarının merkezi olan Yverdon’a gitmiştir. Orada Pestalozzi eğitim sistemini öğrenen Frobel, eğitimde köklü bir reform yapılmasının gerektiğini düşünmekte ve yeni bir eğitim sisteminin yapılandırılmasıyla uğraşmaktadır.

Eski sistemin sahteliğini, yapmacıklığını, eşitsizliğini, gereksiz formalitelerini reddeden; özgür, sorumluluk sahibi bireyler yetiştirmeyi vadeden; sevgi, sempati, hoşgörü gibi kavramları ön plana çıkaran eğitim sistemidir. Bir başka deyişle bu eğitim sürecinin amacının bireyin özgür bir ortamda kendini keşfetmesi, doğal yeteneklerini baskıdan arındırılmış bir ortamda ve öğretmenlerin rehberliğinde keşfetmesi ve geliştirmesi olduğunu öne süren eğitim anlayışıdır. Maalesef dönemin şartları nedeniyle bu okul pek başarılı olamamış ve kapanmak zorunda kalmıştır. Fakat, hayattaki amacını bulduğuna inanan Froebel, bu seferde şehirdeki yoksul ailelerin henüz okula başlamamış en küçük çocukları için bir okul kurmuştur. Daha önce de bahsettiğimiz gibi Froebel doğa ile yakın ilişkiler içinde olmuş, huzuru doğada bulmuş bir insandır. Bu yeni okulu kurduktan 3 yıl kadar sonra bir gün çocukları izlerken, “Burası çocukların doğadaki bir bitki gibi özgürce büyüyebilecekleri bir bahçe olmalı” diye düşünen Froebel, bu düşüncesini beğenerek icat ettiği kurumun adını “kindergarten” yani “çocuk bahçesi” olarak değiştirmiştir. Görüldüğü üzere genç Froebel’in doğa ve eğitim aşkı günümüzde önemli bir yeri olan anaokullarının kurulmasına öncülük etmiş ve hepimizin hayatına dokunmuştur.

Blok oyunu ‘Gift’ler

Froebel blok oyununu ve oyun materyallerini ‘çocukların hissedip deneyimlerini, uygulamalarını, düşünmelerini ve farkına varmalarını sağlayan basit oyun gereçleri’ olarak tanımlıyor. Bu eğitim modelinde bloklar , her alanda kullanılabilen, öğrenimi etkin ve eğlenceli hale getirebilecek önemli araçlardır. Bloklar sayesinde çocuklar, hayatta olabilecek durumları tasvir edici şekiller kurabilir, bu araçlar ile kendi hayatlarından aktarımlar yapabilir, farklı durumların oyununu kurarak gerçeğe uyarlayabilirler. Her blok, oyunun içinde ayrı bir sembolü, çocuğa göre temsil eder. Bu sayede, soyut düşünerek,hayaller kurarak ve tüm fikirleri, hayalleri takım arkadaşları ile paylaşarak,ortak bir durum oluşturulabilir. Kurulan düzen, sosyal hayatı ve yaşamı birlikte semboller. Bloklar ile birlikte, estetiğe, göze hitap eden, uyumlu materyaller üretebilirler. Bu sayede, erken yaşta uyumu ve güzelliği görüp, değerlendirebilirler. Uyumu sağlayabilmek, yeni bir şeyler tasarlarken, soyut düşünmenin yanında, matematik becerilerini kullanmak zorundadır. Nesneleri yan yana, belli oranda getirebilmek,bunlardan yeni bir durum oluşturmak,aynı zamanda bir olayı/olguyu temsil ettirmelerini sağlamak için ciddi bir düşünme becerisi gereklidir. Blokların farklı şekilleri, çocukları akademik hayatlarındaki matematik becerilerine hazırlar ki okul öncesi dönemde kazanılması beklenen en önemli temel becerilerden biri matematik algısıdır. Kare,dikdörtgen,üçgen, yuvarlak olan bloklar, bu geometrik şekilleri algılama ve üzerinde düşünmeye teşvik eder. Çocuk,blokları oyun içinde kullandıkça, eğlenceli bir şekilde, öğrenme sürecine dahil olur. Geometrik kavramlar zihnine yerleşir. Temel, basit modellemeler yaparak, yapılar inşa edilir. Bu modellemeler ile , analitik düşünme, mühendislik ve mimarlık fikirleri de aynı zamanda gelişir.

Bloklardan yapılar, aynı zamanda her an dağılmaya müsait şeylerdir. Blok yapıları, herhangi bir sebeple dağılabilir. Çocuğun emek vererek ürettiği, sembollediği bir yapının dağılabilecek olduğunu görmesi,gerçek hayattaki ‘her an her şey değişir’ fikrine de alışmasını sağlar. Hayatta elimizde olmayan sebeplerle, emek verdiğimiz oluşumları kaybedebiliriz. Böyle durumlarda, yeniden başlamak, yeniden üretmek fikri pek çok zaman zor gelebilir. Ama bloklar ile sembolik de olsa, yeniden yapılandırabilme fikri, çocuklarda oluşabilir. Vazgeçmeme, yeniden tasarlama,toplama ve yeniden üretme fikrinin eksikliğinden, vezgeçme ve üretmeme fikrinin verdiği boşluktan dolayı kayıp olmuş pek çok yetişkinden biri olmamaları adına önemli bir yardımcı olacaktır bloklar.

Froebel, eğitim felsefesinde aile katılımını çok önemser. Aileyi çocuğun küçük evreni olarak tanımlar. Çocuk bu evrende duyusal gelişimini oluşturur. Annenin bu evrende özellikle ayrı bir yeri vardır. Çocuk ve annenin arasındaki bağı, şarkıların güçlendirdiğini, annenin şarkı söylerken kullandığı sözleri ve mimikleri çocuğun dikkatle izlediğini, bu izlenimlerin sonunda, müzikteki ahenk ile hayattaki uyumu anladığını savunur. Ritm,sözler ve dudak hareketleri oldukça önemlidir. Müziğin içindeki duygu geçişlerini ve hisleri, çocuğun, annesini izleyerek algıladığını, hissettiğini savunur. Bu bağlamda, okul öncesi çağ için çeşitli şarkılar yazıp bestelemiştir. Anne-çocuk şarkıları, bizim kültürümüzdeki ninnilere benzer. Yumuşak tonlar ve sakinleştirici imgeler barındırır.

Her gün söylenen bu ninniler ile anne-çocuk arasındaki bağ kuvvetlenir. İki taraf da birbiini daha iyi tanır. Birde, okul öncesi çağ için ayrıca şarkılar bestelemiştir Froebel. Bu şarkılar benzer ritmli, ve tekrar eden sözcüklerden oluşur. Tekrar eden sözcükler, çocuğun dil gelişimi ve okur yazarlık farkındalığı açısından oldukça önemlidir. Ek olarak Froebel, okullarda bu şarkıların sözlerinin var olmasını ve çocukların tekrar eden sözcüklerle etkileşimde olmalarını istemiştir. Böylece çocukların dil ve okur yazarlık farkındalıkları artar ki yapılan pek çok araştırma, harf ve sözcük görsellerinin, ileri düzeyde akademik beceriye kadar pek çok alanda çocukların gelişimine katkı sağladığını göstermiştir.

Froebel’in şarkılarından bazı örnekler;