Öğretmenlere Kitap Önerileri

Psikoloji bilimi, insanı anlama ve sağlıklı sosyal iletişimi sağlıyabilmeyi bize öğreten yegane kaynaktır. Yaşamları yeni şekillenmeye, karakterleri yeni oluşmaya başlamış minik yüreklerle sürekli iletişimde olacak olan öğretmenlerimizin, muhattap oldukları yaş aralığı sebebiyle hepimizden daha hassas,daha bilgili ve sağlıklı iletişim kurması gerekir. Bu sebepten, öğretmenlerimizin psikoloji bilmesi gereklidir. Psiko 101, psikoloji biliminin temellerini oluşturan ekolleri, sıkıcı anlatımlardan ve verilerden uzak, akıcı bir dille ve sade bilgiyle bize aktaran çok hoş bir kitap. Freud’dan , Erıch Fromm’ a psikoloji bilimiyle uğraşan ve önemli katkılar sağlamış bilim insanlarının fikirlerini anlaşılır bir dille getiren önemli bir kaynak.

Kitabın yazarı Paul Kleinman, University of Wisconsin sanat ve iletişim mezunu. Kitap OkuyanUs Yayınevi’nden çıkma. Kullandığı dil ve kapsamlı bilgisiyle oldukça popüler.  Keyifli Okumalar ! J

Eğitimin kaynağı nedir ? Bilmek ya da öğretmenin arasındaki fark nedir ? Öğretmenin görevi nedir ? Bilgiyi aktarmak  ise görev, asıl bilgi nedir ? gibi temel, üzerinde düşünülmesi gereken ancak pek kimsenin düşünmeyip, geri dönülmez hatalara sebep olduğu değerli mesleğimizde, tüm bu soruları sordurtan ve eğitimin felsefesi üzerine düşündürtecek kısa ve akıcı bir kitap ; Cahil Hoca. Jacques Ranciere’nin, eğitim filozofu ve öğretmen Joseph Jocotot’un tecrübelerinden ve fikirlerinden derleyerek yazdığı, eğitim sistemlerinin temelini sorgulatacak bir kitap. Kitap aynı zamanda, eğitimcilere olduğu kadar, siyaset felsefesi üzerine düşünenlere de yol gösteriyor.

Kitap Metis Yayınları’nın, Edebiyat Dışı serisinden. Orijinal Fransızca ismi ; Le Maitre Ignorant. 5 Ayrı bölümde, öğretmen tanımını,  öğretmen olmanın bilmek ile eş değerliliğini ve kalıplandırılmış öğretmen algısını sordurtuyor. Keyifli okumalar !

Adam Phillips günümüzün en önemli psikanalistlerinden biridir. Londra Wolverton Gardens Çocuk ve Aile Danışmanlığı Merkezi’nde çocuk psikoterapisi bölüm başkanı olan Adam Phillips aynı zamanda da yazar.

Yazar Kreşteki Yabani kitabında erken çocukluk dönemlerinden bir yetişkin olma sürecine kadar yaşadığımız gelgitleri ve sorunları bir psikanalistçi inceliği ile kolay bir uslup ile okuyucuya aktarıyor. Sadece psikanalizden değil aynı zamanda edebiyattan ve psikolojinin diğer alanlarından da faydalanan yazar böylelikle ortaya bütünlüklü ve çok yönlü bir inceleme koyuyor.

Bu kitapta çocuğu soru soran, araştıran, merak eden, oyun oynayan bir “haz yaratığı” olarak ele alan Adam Phillips büyüdükçe bu özelliklerimizin nasıl şekil değiştirdiğini ve neden şekil değiştirdiğini anlatıyor. Büyüdükçe arzuların köreldiğini, ilginin azaldığını ve yetinmeyi bilen bir yetişkine dönüştüğümüzü vurgulayan yazar, büyümenin bir hayal kırıklığı süreci olduğunu söylüyor. Arzuların çocuğu geleceğe yönelttiği varsayılırsa, büyüme de hazların azalması ve daraltılması olarak düşünülebilir. Bu çocuğun büyüdükçe hep bir şeylerden feragat edeceği anlamına geliyor. Kreş çağındaki çocuk da toplumsallaşma adına kültüre ve dolayısıyla kültürün taşıyıcısı dile katılırken hiç vazgeçmek istemeyeceği bir şeyi bırakmak durumunda kalmış gibidir, çocuğun ifadesiz benliğidir bu, dil öncesi benliği. Büyüme ve gelişme süreci içinde sözlü iletişimin olmadığı bu evren ile dili kullanabilme yetisi arasında süregelen bir çatışma ve işbirliği vardır. Ancak gelişim yalnızca dilsel becerilerin edinilmesinden ibaret değildir. Yazar bize konuşmayı öğrenirken koşunmayan yanımızı da canlı tutabilmemiz için ifade becerisi olan ve olmayan benlikler arasındaki alışverişi çocuklukta nasıl daha iyi besleyebileceğimizi anlatıyor.

Kısace Adam Phillips bu kitabında hepimizin içinde sürüp giden yabani ile eğitilmiş çocuk, sınırsızca düş kuran ile bilimci arasındaki o bitmeyen çatışmayı anlatıyor. Bu çatışmanın herhangi bir tarafını seçmeden, birlikte beslenme ve çoğalma olasılıklarını araştırarak hayata karşı sağlam, engin bir ilgi uyandırmayı amaçlıyor.

Kitap Önerileri

Çocuğun büyüme ve gelişmesini olumsuz yönde etkileyen her türlü davranış olarak tanımlanan çocuk istismarı, maalesef ki ülkemizde ve dünyada sıkça rastladığımız bir durum. Çocuğa karşı istismar vakalarının % 12- 25’lik kısmını da cinsel istismar vakaları oluşturuyor. Adliyelerdeki her 4 tecavüz vakasından 1’ i çocuklar ile ilgili. Çocuklarımızı bu tehlikeden korumak için onları bilinçlendirmek, bu tehlikeye karşı korumak şart. Bizde bu konuda bilinçlendirme amacı taşıyan bazı çocuk kitaplarını sizinle paylaşmak istedik.

İlk olarak bahsetmek istediğimiz kitap Kırmızı Çizgi. Erdem Çocuk Yayınlarından çıkan bu kitabın yazarı Samar Mahfouz Barraj. Lübnanlı olan yazarımız kariyerine öğretmen olarak başlamış. ‘Çocuklarımızı bilinçlendirme yoluyla maruz kalacakları pek çok şeyden uzak tutmalıyız’ fikriyle yola çıkan yazar, 2007’den beri çocuklar için yazıyor. Kitap, Arap Düşünce Vakfı , 2015 yılında Arapça Çocuk Kitabı Ödülü almış. Resimlendirmeleri ise Mona Yakzan ve Myra El Myr’ e ait. Kitabın sonunda çocuklara özel bölgelerinin farkında olmalarını sağlayacak birkaç etkinlik de mevcut. Bu etkinlikleri de aile terapisi üzerine çalışan Uzman Psikolojik Danışman Özlem Mumcuoğlu hazırlamış.

Kitap, ana karakteri Emir’in annesine, mahalledeki bir adamın arabası için hazırladığı kırmızı çizgileri anlatmasıyla başlıyor. ‘Kırmızı çizgileri’ anlatırken öğrendikleri, Emir’in vücudundaki özel bölgeleri anlamasını sağlarken, bu bölgelere kimsenin müdahale edemeyeceğini vurguluyor. Kitabı okurken çocuğunuz ile kuracağınız diyalog, çocuğunuzun bilinçle büyümesine zemin hazırlayacaktır.

Paylaşmak istediğimiz bir diğer kitap Bedenim Bana Ait. Pro- Familia adındaki, Almanya’nın cinsel sağlık, kadın hakları ve aile kurumu üzerine çalışan önemli kurumlarından biri. Çocukların istismara karşı bilinçlendirilmesi çalışmaları kapsamında bir ekip tarafından hazırlanan bu kitap Almanca haricinde pek çok dile çevrilmiş. Gergedan Yayınevinden çıkan kitabı Kazım Özdoğan dilimize çevirmiş.

  • Bu başlık altında ,çocuğa karşı istismar ile ilgili yayımlanmış en güncel araştırmalardan birini paylaşarak, okumanızı tavsiye ediyoruz.

http://imdat.org/wp-content/uploads/2016/05/%C3%87OCUK-%C4%B0ST%C4%B0SMARINA-Y%C3%96NEL%C4%B0K-RAPOR.pdf

 

Kitap Önerileri

Sevdiğimiz, okumaktan zevk aldığımız çocuk kitaplarını sizinle paylaşmaya devam ediyoruz ! ilginiz için çok teşekkür ederiz J Bu sefer size iki özel klasikten söz etmek istiyoruz.

Ayı Olmayan Ayı, Dünya edebiyatında ayrı yeri olan ve artık klasik kabul edilen özel kitaplardan. Yazarı Frank Tashin, Warner Bros ve Disney için kısa çizgi filmler yazmış ve yönetmiş, animasyon sektörünün gelişmesine katkısı büyük olan yazarlardan. Aynı zamanda komediye ilgili, mizah yönü güçlü bir kişi. Kitap, Hayykitap Yayınevi’nden çıkma ve görsel tasarım Mehmet Karakurt’a ait.

Kitapta, ayı olmadığını kendisine kabul ettirilmeye çalışılan gerçek bir ayının kafa karışıklığını, eğlenceli olaylar örgüsü ile okuyoruz. Kitapta geçen tekrarlar erken çocukluk eğitiminde, kelime dağarcığı gelişimini olumlu olarak etkileyecektir. Anlattığı hikayenin günümüz dünyası ile uyumu, doğa algısı ayrıca duygusal gelişimi olumlu etkileyecektir.

Unutmadan ! Kitap, Boğaziçi Üniversitesi Çocuk Tiyatrosu Grubu ( BUÇOTİ) tarafından tiyatro haline getirilerek sahnelendi. Grubun sahnelediği ilk oyun olması ve de bu grubun oluşmasını sağlayan ilk hikaye olması sebebiyle de hikayeyi ayrıca severiz. Tamamı Boğaziçi Üniversitesi Okul Öncesi Öğretmenliği öğrencilerinden oluşan BUÇOTİ’yi takip etmenizi öneririz !

Bahsetmek istediğim bir diğer klasik ; Küçük Kara Balık. Küçük Kara Balığın hikayesinde herkes kendinden bir parça bulabilir. Umudun, merakın,adaletin en güzeli de yolculuğun ve duvarları yıkarak büyümenin öyküsüdür Küçük Kara Balık. Herkese ayrı bir yol anlatır,  bu sebeptendir ki halen yaşı kaç olursa olsun pek çok kişinin baş ucu kitabıdır. Çocuğunuzla beraber tekrar bu yolculuğa çıkmanız dileğiyle, keyifli okumalar !

Kitabın yazarı Samed Behrengi, bu kitabı ile dünyanın pek çok yerinde tanınmış, yapıt pek çok dile çevrilerek ödüller almıştır. Bedenine sarmaladığı küçük kılıcı ile ‘evrenin en devrimci’ balığı, tüm dünyada hep aynı şeyi simgeler.

 

Öğretmenlere Kitap Önerileri

Her öğretmenin, öğrencisine uzun vadede etkisi vardır ancak bu oran okul öncesi çağda, her dönemden daha fazla ve farklıdır. Değerli öğretmenlerimizin ve öğretmen adaylarımızın okuyunca farklı bakış açıları kazanacağını düşündüğümüz kitapları da paylaşalım istedik. Hepimize keyifli okumalar !

İlk olarak bahsetmek istediğimiz kitap ; The Power of Guidance. Kitap henüz dilimize çevrilmedi. İngilizce basımını Pandora Kitap Evi’nden ya da yurtdışından kitap getirebilecek www.amazon.com gibi sitelerden edinebilirsiniz. Kitabın yazarı Dan Gartrell. Gartrell, doktorasını University of North Dakotada tamamlamış, uzun yıllar erken çocukluk eğitimi programlarını yönetmiş bir öğretmen. Kendisi hakkında ayrıntılı bilgiyi https://dangartrell.net/about-dan/ bu linkten öğrenebilirsiniz.

The Power of Guidance erken çocukluk dönemi sınıf ortamında karşılaşılabilecek vakalar üzerine bir kitap. Çocukların sosyal ve duygusal gelişimlerini destekleyici vaka çözümleri, sınıf ortamında oluşabilecek farklı durumlara karşı ne zaman ne yapılmalı gibi konularda yardımcı olabilecek, etkileyici ve güzel bir kitap. Kitapta bahsedilen gerçek vakaları okumak, ardından getirilen çözümlerin kaynağını anlamak bakış açınızı değiştirip, farklı yolları görmeye teşvik edecektir.

51qlqv9bjul-_sx335_bo1204203200_

Bahsetmek istediğim diğer kitap ; İnsan Yavrusunun Psikolojik Doğumu. Metis Ötekini Dinlemek Serisi’nin en önemlilerinden. Kitabın üç yazarından biri olan Margaret Mahler, psikanalitik gözlemin fikir annesi olarak kabul edilir. Kendisinin öncülerinden olduğu anne-çocuk gözlem evlerinde, bireyin psikolojik doğumunu anlamlandırmaya çalışmıştır. Onun öncüsü olduğu gözlemlerin ve verilerin ışığında, bugünkü bilgi birikimimiz oluşmuştur.

Kitapta, 0-6 yaş aralığında, normal ve gelişimsel bozukluk gösteren çocukların, gelişimleri irdelenmiş, elde edilen veriler, anlaşılır bir dille ve vaka örnekleri üzerinden okuyucuya aktarılmıştır. İçeriğinde örnek gösterilen temel teoriler ile psikolojik doğumumuz anlatılmaya çalışılmıştır.

0000000134079-1

KİTAP ÖNERİSİ

Paylaşmak istediğimiz kitaplar oldukça, aktarmaya devam ediyoruz ☺

Bu sefer bahsetmek istediğim kitap bir klasik : Alice Harikalar Ülkesinde . İçeriğindeki zengin betimlemeler, etkileyici karakterleri ile her yaştan kişinin okuması gereken özel kitaplardan. Ebeveynler kitabı okurken çocukları ile yeniden bu rengarenk diyara yolculuk edecekler, bu diyarın hikayesini defalarca dinlemiş olsalar bile yeniden şaşıracaklar. Belki yıllar önce ilk okudukları zamanı hatırlayıp, çocuklarının bu diyarı ilk keşfedişlerini keyifle izleyecekler ☺

Kitap, erken çocukluk dönemi için uzun gelebilir. Hikayeyi birkaç güne bölerek okumak hem çocuğunuz için faydalı olur hem de bu güzel ve esrarengiz dünyanın tadını daha uzun süre çıkarırsınız. Bu süreçte belki Harikalar Diyarı’na yepyeni özellikler de katarak yeni bir hikaye oluşturursunuz beraber, kim bilir ! ☺

Kitap yüz yıldan fazla süredir pek çok sanatçıya ilham olmuş. Özellikle yönetmenler ve senaristler bu eşsiz diyardan çokça etkilenmişler ancak içlerinden birinin yeri ayrı. Tim Burton’un Alice Harikalar Diyarında uyarlaması, diğer Alice’leri kenarda bıakarak bambaşka güzellikleri gözler önüne seriyor. Birbirinden değerli replikleri ile de hepimizi düşünmeye, sorgulamaya sevk ediyor. Ailece izlenebilecek bu güzel Tim Burton filmini de, kitabı okuduktan sonra seyretmenizi öneririz. Aman  sakın kitabı okumadan önce izlemeyin, yoksa sizin ve çocuğunuzun kurgulayacağı her şeye gölge düşer!

Fragman linki

https://www.youtube.com/watch?v=9POCgSRVvf0

alis

Bugün bahsetmek istediğimiz bir diğer konu, 9-14 yaşa daha uygun olabilecek, güzel bir kitap serisi : Metis Küçük Filozoflar. Metis Yayınevi’nin hazırladığı önemli bir kitap serisi. Seride, filozofların hikayelerini dinliyoruz. Her filozofun bakış açısını oluşturan, sorguladıkları soruların başlangıcının ve onları filozof yapan sürecin hikayesini okuyoruz. Çocukları düşünmeye, algılamaya ve merak etmeye teşvik edecek 22 farklı filozofun kitaplarından oluşan bu seri, eğlenceli bi biçimde çocukların zihinlerinde felsefenin temellerini atacaktır. Yarına meraklarını kaybetmeden ve araştırarak devam etmeye teşvik edecektir. Çocuklar ile beraber yetişkinlerin de okumasını şiddetle tavsiye ediyoruz ☺

Link

http://www.metiskitap.com/catalog/set/11229#16254

 

Kitap Önerisi

Merha0000000695917-1balar

Çocuklar ile okunacak, birlikte vakit geçirip birbirimizi anlamamızı sağlayacak kitaplar bulmakta zorlanıyoruz. Çocuklar ile hiç paylaşılmaması gereken, faydadan çok zararı olacak pek çok kitap mevcut lakin bugün müjdeli haberlerim var !

Seslerin Perisi Işık bugünlerde okuma fırsatı bulduğum çok hoş bir kitap. Ben de size bahsetmeden duramadım tabii. Kitabın yazarı Yota K. Alexandrou ve kitap çizimleri Effie Lada’ya ait. Yazarı daha önceden okuma fırsatım hiç olmamıştı. Masal anlatıcılığından sonra öykü yazmaya ve okul öncesi öğretmenliği yapmaya başlamış. Asıl mesleği ise oyunculuk. Anlaşılan, kalıplara sığmayan ve kendini bulma adına yolunu özgürce değiştirebilme cesareti gösterenlerden.  Effie Lada ise çizimlediği kitapları pek çok dile çevrilen, Uluslararası Çocuk Kitapları Kurulu Onur Listesi’ne kayıtlı, başarılı bir ressam.

Gelelim kitaba…

‘Herkesin kendine özgü bir yürüyüşü, kendine özgü bir müziği vardır’, kitabın ana karakteri  Işık, bu cümleyi kurabilecek güzellikte bir çocuk. Onun dünyasını, bir arkadaşından dinliyoruz kitap boyunca. Işık’ın bir özelliği var . Renkleri hisseden, sesler ile dünyayı görebilen bir çocuk. Görme engeli sebebi ile okulda bazı arkadaşları tarafından zorbalığa uğruyor. Ancak bu zorbalığa,Işık’ın ve öğretmeninin bulduğu harika bir çözüm var. Onu da si
z okuyunca öğrenin !

Engelli bireyler, maalesef ki toplumumuzda çok az yere sahip. Farklılıkları görmeyen, engelli bireylerin nasıl olduğunu bilmeden büyüyen çocuklar, ileride böyle kişilerle karşılaşınca nasıl iletişim kuracaklarını bilemiyorlar. Hatta pek çok yetişkin, iletişim kumaktan kaçınıyor. Bilinmezin korkusu, insanca iletişim kurmaya engel oluyor. Böyle güzel kitaplar ile farklılıklar ile tanışırsa çocuklarımız, sağlıklı iletişim kurabilir, farklılıklara saygı duymayı daha kolay öğrenirler.

Kitabın bir diğer güzel yanı, seslere ve kinestetik öğelere odaklanması. Kitap boyunca okuyacağınız her cümlede, işitsel ya da kinestetik bir vurgu var. Görme engelli bir bireyin,dünyayı algılaması üzerinden, duyu farkındalığı sağlanıyor. Böylece kitabı okuyan herkes, duyularını ve hislerini daha yoğun yaşayabilir.

Aa bu arada, kitap Kuraldışı Yayıncılık’tan çıkma bir eser ve yaş aralığı 4-7. Kuraldışı Yayıncılığın çocuk kitaplığı ile de yeni tanıştım. Yayın yönetmeni Nil Gün, yurtdışındaki eserlerin sıkı takipçisi. Bunun gibi pek çok güzel öykü kitabının dilimize çevrilmesini sağlamış. Daha pek hoş kitaplar çevrilecek anlaşılan.  Bundan sonra sıkı takipçisi olacağıma benziyor.screenshot_2016-12-31-12-39-55-1

Bahsetmek istediğim diğer kitabım, Büyükanne Ve Miyop Ejderha. Kitabın yazarı Behiç Ak ve Can Çocuk Yayınları’ndan çıkma bir eser.  Erken çocukluk dönemine uygun bir eser. Behiç Ak deyince aslında çok da fazla söze gerek olmuyor anlatmak için. Aslında Mimar olan yazarımız, ünlü bir karikatürist ve çocuk kitabı yazarı. Yazdığı onlarca güzel eserden sadece birini aktarmak istedim bugün.

Kitabımızın ana karakterlerinden büyükanne, yanında her zaman gözlüklü ufak br ejderha ile dolaşır, aynı zamanda çocuklara masal anlatmayı da çok sever. Çocukların merakla beklediği ancak büyükannenin henüz anlatmadığı bir hikaye vardır; yanından hiç ayrılmayan ejderhanın hikayesi. Öykü, miyop ejderhanın, büyükannenin yanına, uzak diyarlardan nasıl geldiğini anlatıyor.

Ejderhanın üzerinden yap
ılan müthiş metaforlarla çocuklara tembelliğin zararlarını aktarıyor bize kitap. Ejderhanın kendi tembel ve rahat diyarından uzaklaşıp, büyükanneyi bulması kolay olmuyor ancak sonunda çocuklara ve büyükanneye ulaşması eğlenceli ve güzel oluyor. Kitap tam bir masal tadında. Çocuklar okurken çok eğleneceklerdir eminim ki Siz de kitabın içindeki metaforları çözerken, en az onlar kadar eğleneceksiniz.

 

Edebiyatla İlk Tanışma | Cumhur Yazgan

Okul öncesi öğretmeni adayları olarak bizi ilgilendiren yaştaki çocuklara uygun kitap bulmakta çok zorlandığımız gerçeğiyle yüzleşiyoruz. Çocuklara kitap okumayı sevdirecek, onların gelecek yıllarında edebiyatla içli dışlı olmasını sağlayacak kitaplar bulmak bizim için çok zor oldu. Ben kendi gördüklerime göre şunları söyleyebilirim ki; kitapçılarda olsun, gözlem yaptığım okullarda olsun çocukların edebiyatı seveceği veya kitap okumaya ilgi duyacağı kitap sayısı çok az. Çocuk kitaplarında bile kendi ideolojilerini yaymaya çalışan yazarların etkisini görüyoruz. Benim şahsi fikrim, çocuk kitaplarında dini, kültürel veya herhangi bir siyasi fikir belirten konular işlenmemeli. Çocukların gelecek yıllarda daha çok kitap okuması için destekleyecek kitapları bulup çocukların onlarla içli dışlı olmasını istiyoruz aslında ama bu tip kitap bulmak çok zor onun da farkındayım. Bir kaç gün önce Tefrika Yayınevi’nde gördüğüm ve aldığım altı kitaplık çocuk edebiyatı dizisi beni çok mutlu etti. Bu dizinin en güzel özelliği kitaplarda kullanılan isimlerin Türk Edebiyatına etki etmiş şair ve yazarlar olması. Sizi daha fazla merakta bırakmadan ve çok fazla detaya girmeden açıklayacak olursam; bu yayınevi çocukların edebiyatı daha çok sevmeleri, hem de edebiyatımızda önemli yere sahip şair ve yazarları küçük yaşlarda tanımaya başlamaları için şair ve yazarların hayatında önemli bir yere sahip olan nesneleri veya olguları kullanarak çocuk kitabı haline getirmişler. Peki bu kitaplar çocuklara nasıl bir katkı sağlar? Öncelikle belki de hiç birimiz küçükken kaç tane yazar tanıyorduk? Mesela Turgut Uyar’ı, Tezer Özlü’yü veya Oktay Rıfat’ı ve daha bir çok şair ve yazarı biliyor muyduk? Bence büyük çoğunluğumuzun hiç bir fikri yoktu belki 6. veya 7. sınıfta biraz biraz öğrenmeye başlamışızdır. İşte bu diziyle birlikte çocuklar küçük yaşta bu yazarlarla tanışacak ve ilerleyen yıllarda bu yazarların bir kitabını okuduğunda veya bir şiirini okuduğunda fark edecek ki daha küçük bir çocukken tanışmıştı bu yazarlarla. Ayrıca bu dizide kullanılan nesneler şair veya yazarların kitaplarında çokça kullandığı olgulardan veya şairin hayatına bir şekilde etki etmiş olaylardan oluşuyor. Kitapların tamamen uydurma olmadığını da söylemeliyim çünkü yazar ve şairlerin hayat hikayelerinden yola çıkarak yazılmış kitaplardır. Kitapları alıp okuduğunuzda veya incelediğinizde ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.

İlgili arkadaşlar için kitap isimleri:

-Küçük Turgut Uyar ve Saati

-Küçük Behçet Necatigil ve Yıldızı

-Küçük Edip Cansever ve Çiçeği

-Küçük Tezer Özlü ve Gece-Gündüz

-Küçük Fazıl Hüsnü Dağlarca ve Köpeği

-Küçük Oktay Rıfat ve Yazdığı Şiir

​Bir Şeftali Bin Şeftali: Direnişin ve Umudun Öyküsü | Semiha Şentürk

Çocuk edebiyatının önde gelen isimlerinden Samed Behrengi’nin kitapları ilgi çekici, sade; bir o kadar da incelikli ve derin anlatımıyla çocuklara edebiyatı sevdirmede iyi bir başlangıç olabilir. Behrengi, dogmalara, eşitsizliğe, sömürüye, adaletsizliğe karşı doğa sevgisini, insancıllığı, üretkenliği ve yaratıcılığı koyar.  Ve her dönemde ihtiyacımız olan bu değerlerin bir savunucusudur.

Samet Behrengi, 1939-1967 yılları arasında İran’da yaşar.  Öğretmenliği sırasında İran’da yaptığı seyahatlerde Fars ve Azeri halk kültürü üzerine incelemeler yapmış, halk dilindeki masalları, söylenceleri derlemiştir. Şah yönetimine karşı masal ve hikayeler yazarak mücadele etmiştir.[1]

 Bir Şeftali Bin Şeftali  adlı kitabı yoksul bir köyde büyüyen iki çocuğun yetiştirdiği şeftali ağacının yeşerttiği direnişin ve umudun öyküsüdür. Hikaye bu şeftali ağacının ağzından anlatılır. Şeftali ağacının annesi köyün ağasının sahibi olduğu uçsuz bucaksız, meyve ağaçlarıyla dolu, suların gürül gürül aktığı bağdadır. Bağdaki bu berekete karşılık, ağanın parselleyip sattığı köy susuz ve fakirdir. Çorak ve engebelidir. Köylüler sadece arpa ve buğday yetiştirebilirler. Bu bereketli bahçe ve onun meyveleri onlara yasaktır. Köylüler buraya giremezler, şeftalilerden yiyemezler. Küçük şeftali ise binbir çiçek açar, ama bir şeftali dahi vermez. Bazen şeftalileri olgunlaşmadan sararıp dökülür. Bahçıvan onu testereyle korkutup meyve vermesini sağlamak ister. Ama bu da işe yaramaz, neden mi? Küçük şeftali ağacı bambaşka ve yeni bir hayatın düşlerini kurar. Açtığı binbir çiçek onu yetiştirenlere karşı duyduğu sorumluluktan gelir. Okurdan onu çıt çıkarmadan dinlemesini ister ve hayat hikayesini anlatır: Küçük ağacın annesi bir zamanlar bu bağdaki ağaçlardan biridir. Bu ağacın annesinin meyvelerinden biri, her zamanki gibi ağaya götürülmek üzere diğer şeftalilerle birlikte sepettedir. Fakat şansa bakın ki o gün,  ağanın evine olan yolculuğu bahçıvanın sendelemesi sonucu yere düşmesiyle son bulur. Ağaya gitmekten kurtulmuştur. Artık o toprakla, güneşle ve hayvanlarla birliktedir. Yavaş yavaş çürümeye başlar. Çürüyüp toprağa karışmadan bahçeye şeftali yemeğe gelmiş ayakları çıplak, pantolonları yırtık pırtık ve yamalı iki köylü çocuğu onu bulurlar. İşte asıl öykü de burada başlar. Pulad ve Sahibali önce para edeceğini düşünerek şeftaliyi satmayı düşünürler, sonra vazgeçerler. Yedikten sonra “binbir şeftali”nin kaynağı olan çekirdeği bağın ucundaki sırta ekerler. İşte bu ekilen tohum yeni bir hayatın umudunu taşır. Hikayesini kendi ağzından dinlediğimiz bağdaki küçük şeftali ağacı Pulad ve Sahibali’nin ektikleri tohumdan çıkmıştır. Bu nedenle aşılı diğer ağaç gibi ağaya gidecek şeftaliler vermez, o hep meyvelerini yiyecek köyün çocuklarını düşler, o meyvelerini ancak bu çocuklar için verecektir. Çünkü ağaç onların emeğiyle ve sevgisiyle büyümüştür. Şöyle der ağaç: “Güneşten ve annemden aldığım tüm gıda ve sıcaklığı bu iki köylü çocuğunun bedenine ulaştırmaktı arzum.” 

Samed Behrengi neden bize böyle bir hikaye anlatır? Aslında Sahibali kitapta bunu dillendirir: “ Yer onu ekenin malıdır. Ağaç diktiğimiz şu ufacık yer bizim malımızdır.” Çocukların sevgisi, emeği ve düşleriyle büyümüş ağacın meyvesi yine onlardır. Behrengi bu hikayeyi anlatarak çocuklara doğa sevgisini, paylaşımcılığı, emeğin yüceliğini, sorumluluğu ve bunlara verilecek değerlerle yeni bir hayatın umudunu taşımak ister. Bu bahçeden herkesin

özgürce meyve yiyebileceği günleri bekler. Nazım Hikmet’in sözleriyle söylersek “Bir ağaç gibi tek ve hür, ve bir orman gibi kardeşçesine” yaşamayı savunur. Bu umut çocuktadır Samed Behrengi’ye göre. Çocuklar da bu hayatın çekirdeğidir. Çocuklar, ağaya şeftali vermeyen onun yerine çiçek açan şeftali ağacındaki çiçeklerin her biridir. Bir zamanlar toprak, su ve güneş ışığı olan şeftali ağacının tohumu, toprakta büyür, gelişir, tomurcuklanır, çiçek açar ve şeftali ağacına dönüşür. Sonra bu şeftaliyi yiyenlerin vücutlarına karışır. Bu döngü böyle devam eder.   Kitapta Behrengi bir ağacın büyümesini ve meyve vermesini ustaca ve en incelikli biçimiyle anlatır. Çocuklara doğanın gücü, üretkenliği ve verimliliğini gösterir. Doğa sevgisini aşılar. Sadece bu kadarla kalmaz, bu şeftali ağacının büyüme yolculuğunu anlatarak iyi, güzel, doğru olana inancını gösterir.  Şeftali ağacının temsil ettiği erdemler süreklidir. Yaşam var oldukça her şeye rağmen korunacak ve sürdürülecektir.  Bu değerler nesilden nesle aktarılır. Bir öğretmen olan Samed Behrengi yazdıklarıyla ve mesleğiyle bu değerleri çocuklara ulaştırır. Eserleri ve öğretmenliği eşitlik, adalet ve özgürlük için yaptığı mücadeleyi ve onlara olan sarsılmaz inancını gösterir.

Türk edebiyatının önde gelen yazarlarından Sait Faik Abasıyanık, “edebi eserler, insanı iyi ve mesut, başka iyi ve güzel bir dünyaya götürmeye yardım etmiyorlarsa neye yarar?” diye sorar. Sait Faik için edebiyat daha iyi ve güzel bir dünyayı düşündürmek, hayal ettirmek ve imkanlarını aramak anlamına gelir.  İyi, erdemli, güzel olan bütün değerlere dair bir umut taşır. Bu umudu gerçeğe dönüştürecek olan yine insandır.  Samed Behrengi eserleriyle başka bir coğrafyadan Sait Faik’e yanıt verir gibidir. Bir Şeftali Bin Şeftali, Küçük Kara Balık ve daha pek çok ölümsüz eserin yazarı için bu umudun taşıyıcısı çocuklardır. Yaşadığı dönemde dogmalara karşı çıkışıyla, adalet, eşitlik ve özgürlüğü savunmasıyla ve bunlara duyduğu inançla yazılmış eserlerinde bu amacı gerçekleştirir. Bir Şeftali Bin Şeftali paylaşımcı, adil ve eşit bir dünyanın özlemini dile getirir. 

[1] “Samed Behrengi,” son günecelleme 17 Aralık 2016, https://tr.wikipedia.org/wiki/Samed_Behrengi