‘Mean Girls’ a story of identity conflict

In this post, we want to talk about a movie which is especially for the teenage; Mean Girls.  The movie takes in a high school. Cady who is main character of the movie has never attended any school till her 16th years. She has been İn Africa with her family during these years. So, she is far away from popular culture. When she turns 16, she starts high school and she becomes a friend of the school’s popular girls and also, she becomes a part of a revenge war. She falls in love with the most popular girl’s ex-boyfriend. To affect him, her personality totally changes.

We like this movie because, the main character is a teenage and the environment reflects a teenage’s world with details. During the movie, you can notice a teenage’s personality conflicts and possible mistakes. So, we suggest this movie to every body but also especially the teenage and their families. And also, during the story, we see a very strong teacher. We hope, this kind of teachers can be an example of others.

Have a good time!

Film Önerisi – Mean Girls

Bu yazımızda size bahsetmek istediğimiz film, özellikle ergen gençlerimiz için; Mean Girls. ‘Kötü Kızlar’ olarak Türkçeleştirilen film, bir lise ortamında geçiyor. Liseye kadar ailesi tarafından eğitim verilen ve okula gitmeyen Cady, 16 yaşında liseye başlar. Güzelliği ve mütevaziliği ile ilk günden dikkat çeken Cady, okulun ‘popüler’ kızları ile takılmaya başlar. Popülar kültürden oldukça uzak yetiştiği için, bu durum karşısında kimlik çatışması yaşamaya başlar. Okulun en popular kızının eski sevgilisinden de hoşlanmaya başlayınca, işler iyice karışır…

Benzer filmlerle kıyaslandığında çokça ufuk açıcı olan film, kimlik sorunu yaşayan gençlere yol gösteriyor. Film aynı zamanda, bir lise ortamını yöneticisi, öğrencisi ve öğretmenleri ile keyifli bir biçimde gözler önüne seriyor. Matematik öğretmeninin tavrını, tüm öğretmenler için örnek olmasını diliyoruz.

Keyifli seyirler!

Mogli, bir orman çocuğu

Merhaba! Ailecek izlenebilecek kaliteli yapımlar bulmakta zorlanıldığına dair pek çok duyum alıyoruz. Evet, maalesef ki bu günlerde ailecek izlenebilecek kaliteli yapımlar bulmak zor fakat bu yazımızda size güzel bir haberimiz var! Görselleri, kurgusu ve hikayesi ile başarılı bir yapım olan Mogli’yi, ailecek izlenebilen filmler listenize ekleyebilirsiniz. +13 yaş sınırı olan filmi, özellikle kimlik bunalımındaki ergen ailelere öneriyoruz. 😊

Ormanın kadim kurallarını çiğneyerek insanlara saldıran bir kaplan, bir çocuğun tüm ailesini öldürür. Çocuk, ormanın koruyuculuğu sayesinde bu vahşi hayvandan kurtulur. Onu bulan jaguar, bir kurt ailesine teslim eder ve aile, bağlı bulundukları sürünün de kabul etmesiyle çocuğu yetiştirmeye başlar. Fakat kaplan, ilk fırsatta öldürmek istediği çocuğu her adımında takip edecek ve orman topluluğu içinde iç karışıklıklara sebep olacaktır…

Ormanın derinliklerinde başlayan bu hikaye, insanla doğanın hem savaşını hem de kadim dostluğunu anlatıyor. Film boyunca ait olduğunuz yeri tekrar tekrar sorgularken, bir çocuğun kendi kehanetini gerçekleştirmesini, kötülüğe karşı savaşını ve dostluğu izliyoruz.

Tüm bunların yanında, gerçekten etkileyici ve gerçekçi animasyonuyla film, görsel zevkinize de hitap ediyor. Keyifli seyirler!

Bir Bisikletin Peşinde: The Kid with a Bike

Aile kavramını sosyo-politik düzlemler üzerinden kurcalamayı seven ve L’enfant (Çocuk) ve Le fils (Oğul) filmlerinde de benzer temaları ele alan Dardenne Kardeşler’in Cannes Film Festivali’nden Büyük Jüri Ödüllü filmi The Kid with a Bike, seyirciyi babası tarafından terk edilmiş 11 yaşında Cyril (Thomas Doret) adındaki bir çocuğun aidiyetini arayışına davet ediyor. Cyril’in bakım evinden babasını aramak için kaçmaya çalışmasıyla bizleri kahramanımızın film boyunca taşıyacağı motivasyonla tanıştıran açılış sahnesi, aynı zamanda beklenmedik gerçekleri reddetme eğilimindeki çocuk bakış açısını da gözler önüne seriyor. Birçok toplumda kutsal bir değer olarak görülen aile kavramının ve daimî olduğuna inandığımız ebeveyn şefkatinin yokluğunda çalınan (ya da çalındığını düşündüğü) bisikletinin peşinde sorularına cevap arayan Cyril’in bu macerası, hikâyeye beklenmedik bir noktada dahil olan Samantha (Cécile de France) ile başka boyutlar keşfetmeye hazırlanıyor.

The Kid with a Bike, aslında temel olarak insancıl ihtiyaçlarımızın gözetilmesi üzerine bir şeyler söylüyor. Bu durum hem aidiyet ve şefkat ihtiyacı karşılanmadığı için giderek hırçınlaşan Cyril için, hem aile olmanın getirdiği sorumluluklardan kaçarak benliğine dönmeye ihtiyaç duyan baba için, hem de sevgisini paylaşma ve kendi iç huzurunu doyurmaya ihtiyacıyla bu bisikletli çocukla iş birliği yapan Samantha için geçerli. Üç farklı bireyin resmedildiği bu hikâyede, Dardenne Kardeşler’in seyirciyi yine gözlemci bir noktaya yerleştirdiği kamerasından çocuk karakterimize odaklanıyoruz. Bisikletini bulması, onun çoktan kaybettiği çocukluğunu ve tabii ki de babasının şefkatini de bulması demek. Filmin ilerleyen noktalarında Cyril’in babasıyla buluşması ve orada istenmediğini anlaması ile fark ediyor çalınanın aslında bisikleti değil de ailesi olduğunu. Bu yoksunluk karşısında savunmasız kalan Cyril’in nispeten tesadüfi bir bağ kurduğu Samantha ile olan buluşmaları ise filme nefes üflüyor adeta.

Samantha’nın bisikleti satın alarak sahiplenici bir role bürünmesiyle karşılıklı bir ihtiyaç gözetiminin yaşanması, filmin temel dinamiği hâline geliyor bu noktadan sonra. Sahip olununca beklenen duyguya erişebilme ümidi çocuk algısında yıkılan erken ergenlik dönemindeki Cyril’in hırçın ve isyankâr tavırları, yaşananlara meydan okumaya devam ediyor. İsyanı Samantha’ya ya da babasına değil aslında, kendinden alınan bisikletinin geri aldığında eskisi gibi olmamasına. Bu karşı koymalar ve yüzleşmeler devam ederken, sosyal toplum içerisinde kendisine yer edinme ihtiyacı da vuku buluyor. Dezavantajlı hayatlar yaşayan çocukların maruz kaldığı manipülasyonun toplumdan geldiği ve yine topluma zarar verdiği bir dünyada, Cyril de yine çocuk olarak nitelendirilebilecek fakat kendinden büyük bir arkadaş edinerek bu manipülasyonun bir parçası hâline geliyor.

Çocukların örgütlü suçlara dâhil olduğu bu kasabada, Cyril’in kendisine küçük bir aidiyet bulmasıyla ve içindeki öfkeyi performe edebilme fırsatıyla gelişen olaylar da Dardenne Kardeşler’in filmlerinden eksik etmedikleri sosyal düzenin çocukları sürüklediği cehenneme dair gerçekçi bir yansıma da sunuyor. Tüm bu dingin karmaşanın orta yerinde, silik bir baba figürüne karşı Cyril’i koruma ve onun benliğine alan açma amacıyla hareket eden Samantha da bu gözetlemede seyircinin yerini alıveriyor. Çocukların hayal dünyasının masal anlatısıyla birleştirildiği çocuk merkezli birçok filmin aksine The Kid with a Bike, melodramdan uzak durarak sıradan bir hayat portresi içerisinde Cyril’in gerçeklerle yüzleşmesine zaman ayırarak aslında çocuk algısına ve çocuğun toplumdaki yerine dair yeni bir bakış açısı da kazandırıyor.

Ali Kavas

Film Önerileri

Çocuğunuzun size neleri sormasını istemezsiniz? En en en çok korktuğunuz soru hangisidir? Büyük ihtimalle cinsellikle ilgili sorular ya da kısaca ‘Nasıl bebek olur?’ sorusu, sizin cevabınız olacaktır. Aslında bu sorular, sürekli gelişen, düşünen ve merak eden minik zihinler için çok doğaldır ve bizim de, ebeveynleri, bakım verenleri ya da öğretmenleri olarak en doğru cevabı vermemiz gerekir. Vereceğimiz cevap için yapacağımız açıklamalar ve anlatma yöntemimiz yaşa göre değişir ki bu da başka bir yazımızın konusu olacak. Biz şimdilik ufak bir film önerisi ile devam edelim 😊

Size bugün tanıtmak istediğimiz film, yıllardır çocukların sorduğu ‘doğal’ sorulara büyüklerin verdiği kaçamak cevaplar sonucu ortaya çıkmış, hepimizin malumu olan                                                                                    leylek hikayesinin güzel bir yorumu, Leylekler! 😊

Film, çalıştığı fabrikanın artık insanlar için bebek üretmemesi üzerine kargocu olarak çalışan bir leylek ile, kaza sonucu ailesine yollanamayıp, fabrikada doğmuş bir insanın başından gelen maceraları anlatır. Ailecek izlemeye uygun olan film, animasyon türünde ve çok çok eğlenceli. Özellikle kardeş çatışması yaşayan ailelere özellikle izlemelerini öneriyoruz. Filmi izlerseniz, lütfen yorumlarınızı bizimle paylaşın, iyi seyirler!

Film Önerileri

Film izlemeyi pek çoğumuz severiz. Bu yazımızda ve benzer yazılarda, çocuklarınız ile izlerken de keyif alacağınız bazı filmlerden bahsetmek istiyoruz. Seçtiğimiz filmlerin çocuk gerçekliği ile uyumlu, kaliteli filmler olmasına dikkat ederken aynı zamanda ebeveynler için de sıkılmadan izlenebilecek filmler olmasına özen gösterdik. Keyifli seyirler ! Sizin de aklınıza izlemeye fırsat bulduğunuz ve paylaşmaya değer gördüğünüz filmler olursa lütfen bize iletin.

Filmlerden bahsetmeye başlamadan önce şunu hatırlatmakta fayda var, yaş küçüldükçe odak süremiz düşer. 0 – 6 yaş dönemindeki bir çocuğun bir buçuk saatlik bir filmi izlemesini beklemek doğru değildir. Önerdiğimiz filmler daha çok on yaş ve üzeri çocuklar için daha uygun filmler.

Bahsetmek istediğimiz ilk film ‘Oyunbozan Ralph’. Ralph bir konsol oyununun anti kahramanı. Görevi, oyundaki binaları yıkmak ancak Ralph bu görevinden dolayı oyundaki diğer karakterler tarafından hiç sevilmiyor ve dışlanıyor. Bu yalnızlıktan çok sıkılan Ralph, bir gün oyunu bırakıyor ve konsolun dışındaki dünyayı keşfediyor. Tesadüfen girdiği başka bir konsoldaki karakterler ile tanışmasıyla, Ralph için yepyeni bir macera başlıyor.

Animasyon bir film olan Oyunbozan Ralph, aslında bir dostluk ve dönüşüm hikayesi. Ralph’in macerasında karşısına çıkan Vanellope ile hem kendinin farkına varıyor hem de en yakın dostunu yok olmaktan kurtarıyor. Filmin içindeki önemli dönüşüm noktalarını ve karakterlerini, filmi izledikten sonra tartışmak oldukça keyifli olacaktır. Bu sohbet sırasında, aile bireylerinin birbirlerinden hem farklı hem de benzer olarak dikkat etikleri noktaları beraber keşfetmek, aile bağlarına olumlu bir katkı yapabilir 🙂 İyi seyirler !

 

Bir diğer film ise ‘Komşum Totoro’. Yayınlandığı günden sonra çok kısa bir sürede, dünya çapında en çok izlenen filmlerden biri haline gelen Totoro, çocuk gerçekliği ve hayal dünyası ile de oldukça uyumlu filmlerden. İki kardeşin, taşındıkları evlerinin etrafındaki gariplikleri fark etmeleri ile başlayan hikayenin sonunda bu iki kardeş, tatlı ve düşünceli bir dost ediniyorlar.

 

Temelinde bir dostluğun ve güvenin anlatıldığı filmde ana karakterin cesur bir kız çocuğu olması, yaşadığımız toplumda, küçük yaşlardan itibaren çok fazla baskıya maruz kalarak yetişen kız çocukları için güzel bir rol model olacaktır. yönetmeni Hayao Miyazaki. Bugüne kadar pek çok ödül elde etmiş yönetmenin, çocuklar, filmler ve yetişkinler hakkında söylediği şu hoş sözü sizinle paylaşmak istedik : ‘Çocuklar için yapılmış ve yetişkinler için yapılmış filmler arasındaki en büyük fark : Çocuklar için yapılmış filmlerde her zaman yeni bir başlangıç vardır , fakat yetişkin filmlerinde ; bir şeyleri değiştirmek için yeni bir yol yoktur. Ne olmuşsa, olmuştur.

Keyifli seyirler 🙂