KURAL NEDİR? NEDEN KURALLARA İHTİYAÇ DUYARIZ

 

Kurallar ve Beklentiler –  SINIF ORTAMI

  • Evde ve okulda kural koymadan önce aslında “kural” kavramını tartışmamız gerektiğini düşünüyorum. Türk Dil Kurumu’na göre kural: ” davranışlarımıza yön veren, uyulması gereken ilke ” olarak tanımlanmaktadır. Bu tanıma göre evde, işte, okulda, trafikte kısacası hayatın her alanında belli kurallara ihtiyaç duyarız. Ancak “kurallar” kelimesini özellikle ev içinde ve okul ortamında kullanırken “beklentiler” olarak düzenlediğimizde daha kapsayıcı ve daha ılımlı bir hal aldığını görüyoruz. Çocuk Davranışlarını Anlama ve Yönlendirme dersimizde Sayın Mine Göl Güven’den, öğrendiğimiz “kurallar değil beklentiler” düşüncesi hepimizin kurallara olan bakış açısını değiştirdi. Bu yüzden yazı boyunca kural kelimesini “beklentiler” ışığında tekrar yorumlamanızı istiyorum.

  • Yukarıdaki resimde de görüldüğü gibi kurallar açık, anlaşılır ve az sayıda olmalıdır. Her sınıfın kural ve beklentileri farklı olabileceği gibi yukarıdaki görseli kullanan sınıf göz kontağı kurmayı, birbirini dinlemeyi, sessizce konuşmayı, yardım etmeyi ve sınıf içinde koşmamayı birbirinden beklemektedir.
  • Açık kurallar sınıfın iyi organize olmasını kolaylaştırır.
  • Bütün çocuklar ve yetişkinler kuralları bildiğinde ve takip ettiğinde sınıf daha sakin, güvenli, düzenli ve tahmin edilebilir bir hal alır. Ayrıca iyi düzenlenmiş sınıflar çocuklara kendi kendilerini kontrol etme anlamında yardımcı olur. Son olarak iyi düzenlenmiş sınıflarda herkes için daha fazla öğrenme imkanı vardır.
  • Bu noktada kuralların okulda öğrenciler ve öğretmenin; evde de çocuklar ve ebeveynlerin ortak çalışması olması çok önemlidir. Beklentilerin tüm grup tarafından benimsenmesi ve sahiplenilmesi için birlikte hazırlanması gerekir. Öğretmen dönem başında kurallar ile ilgili büyük grup zamanında bir beyin fırtınası yaratarak grubun kendi kurallarını şekillendirmesinin ilk basamağını atar. Daha sonraki süreçte öğretmen çocukların söylediklerini bir tahtaya yazar ve birlikte karar verilen, pozitif cümlelerden oluşan bu kurallar sınıfa asılır.
  • Beklentiler çocuklara ne yapması ve ne yapmaması gerektiğini anlatan bir liste değildir. Genellikle bir sorundan doğarlar ve grubun bu sorunu nasıl çözebileceklerini tartışması üzerine bulunurlar. Bu yönüyle kurallar dinamiktir. Süreç içinde tekrar yorumlanarak değiştirilip geliştirilebilir.
  • Beklentiler herkes tarafından hazırlandığı için aynı zamanda sorun önleyicidir. Zorlayıcı bir davranışla karşılaşıldığı zaman öğrenmen çocukla birlikte kuralların asılı olduğu tabloyu inceler ve yapılan davranışın hangi kurala uymadığını kendisinin bulmasını ister. Daha sonra öğretmen bu durumda yapılabilecek alternatif davranışı sorar ve aldığı cevabı sözel olarak ödüllendirir. Bu konuşmalar ile çocuklar sorumluluk sahibi olma ve sorunları kendi kendilerine çözme becerisi kazanır.

Beklentilerin Uygulanması

  • Beklentiler evde/okulda görünür şekilde asılı olmalıdır. Ayrıca görseller ve renkli yazı karakterleri ile desteklenmelidir Ancak sadece asmak yetmemektedir. Çocukların bu beklenti ve kuralları öğrenmesi ve pratikte uygulaması gerekir.
  • Beklentiler sistematik ve tutarlı bir şekilde öğretilmelidir. İlk zamanlarda daha çok pekiştireç kullanılmalı, daha sonra yavaş yavaş azaltılmalıdır. Aşağıdaki linkte sınıf ile birlikte kuralları tekrar eden öğretmen ve çocukları göreceksiniz.

https://www.youtube.com/watch?v=9T7UJwU1ce0&t=2s

  • Videoda öğretmen öncelikli olarak öğrencilere sınıflarında bulunan kuralları sorar. Çocuklar yavaşça ellerini hareket ettirerek yürüyen ayaklar cevabını verir. Öğretmen daha sonra koşan ayakların nasıl olduğunu sorar ve öğrenciler ellerini hızlı hızlı hareket ettirir. Öğretmen koşan ayakların nerede uygun olduğunu sorar ve dışarıda cevabını alır. Yürüyen ayakların nerede uygun olduğunu sorduğunda ise içeride cevabını alır. Daha sonra sınıfa ikinci kurallarının ne olduğunu sorar. Bunu sorarken çocuklara isimleri ile hitap eder. Çocukların dışarı sesi şeklinde cevap vermesi üzerine öğretmen gürültülü bir dışarı sesi ile merhaba demelerini ister ve sınıf merhaba diye bağırır. Daha sonra öğretmen çocuklardan içeri sesi ile merhaba demelerini söyler. Çocuklar bu defa kısık sesle merhaba der. Üçüncü olarak sınıfın yumuşak dokunuş kuralı söylenir. Öğretmen bütün çocukların yumuşak dokunuşu göstermelerini ister. Dördüncü kural olan el sıkışma ve selamlaşma da aynı şekilde uygulanarak gösterilir. Öğretmen çocuğa son kurallarının ne olduğunu sorduğunda çocuk sıra beklediklerini söyler. Öğretmen nedenini sorar ve çocuklarla sohbet etmeye başlar. Herkesin aynı anda kütüphane köşesinde olması durumunda neler yaşanabileceğini sorar, gelen cevabı öğretmen de tekrar ederek pekiştirir.
  • Videoda da görüldüğü gibi sınıf kuralları sınıfın rutinine dahil edilerek ve eğlenceli bir şekilde öğretilebilir.
  • Öğretmenler/ ebeveynler yapılan olumlu davranışlara odaklanmalıdır. Bu durum sınıf/ev atmosferini direk olarak etkileyecektir. Unutulmamalıdır ki çocuklar ancak kendilerini değerli hissettikleri, sevildiklerini ve kabul edildiklerini bildikleri bir ortamda öğrenebilir.
  • Sonuca değil sürece önem verilmelidir.
  • Pekiştireçler kullanılarak olumlu davranışın artması desteklenmelidir.

– “Not tuttuğunu görüyorum.”

-“Kullandığın materyali yerine kaldırdığını gördüm. Bu hoşuma gitti.”

  • Beklentiler oluşturulurken olumlu cümleler kurulmalıdır.

-“Hızlı koşma!” yerine “Yuvarlak grup zamanında yavaş yürümemiz gerekli.”  cümlesi tercih edilmelidir.

  • Okul öncesi grup için en fazla 5 sınıf kuralına yer verilmelidir.

Beklentilerin Uygulanması Sırasında Bazı İpuçları

  • Beklentilerin uygulanması sırasında çocukların olduğu kadar öğretmenlerin/ebeveynlerin de hassas davranmaları gerekmektedir. Bu durum çocukları da beklentiler karşısında daha sorumluluk sahibi kılacaktır.
  • Beklentilerin tutarsız bir şekilde uygulanması durumunda çocuklar sınırlarını test etmek isteyeceklerdir ve bu durum bazı karşı çıkmalara ve zorlayıcı davranışlara sebep olabilir.
  • Çocuklar öfke nöbetine girdikleri zaman öğretmenin/ebeveynin ilk önce çocukların sakinleşmesi için uygun ortam sağlamaları daha sonra olay hakkında konuşmaları gerekmektedir. Öfke nöbeti sırasında çocuğun istediği şeyin yapılması daha sonraki süreçte de çocuğun bu yöntemi istediği şeyleri yaptırmak için kullanma olasılığını arttıracaktır. Bu yüzden kısa süreli çözüm yerine çocuğa sorun çözme becerisi kazandırmak daha uzun ancak kalıcı bir öğrenme biçimidir.
  • Birlikte hazırlanan sınıf kuralların altına çocukların ve öğretmenin imza atması grubun kuralları benimsemesine yardımcı olabilir.
  • Kurallar oluşturulduktan sonra sınıf içinde kuralların uygulandığı resimler çekilerek panoda grubun kendi resimleri kullanılabilir. Bu durum yine çocukların kuralları sahiplenmesine yardımcı olur.
  • Son olarak öğretmenin öğrencilerin dikkatini çekmesi için sürekli olarak “yapma, sus, koşma, dur” kelimeleri yerine sınıfın kendi rutin toplanma ve dikkatin öğretmene verilmesini sağlayacak ortak bir mesaj bulunması önemlidir.

Örneğin:

-Öğretmenin sınıfa: “Heyyy sennn diye eğlenceli ve ritimli bir şekilde seslenmesi üzerine çocukların: “Hoooo bennn…” şeklinde karşılık vermesi

Ya da:

-Öğretmenin sınıfa: “1-2-3 gözler bende” şeklinde eğlenceli ve ritmik bir şekilde seslenmesi üzerine

Çocukların: “1-2 gözler sende” şeklinde karşılık vermesi örnek verilebilir.

  • Tüm bu unsurlar aslında sınıfı öğrenme ortamı bakımından daha verimli hale getirmek amacını taşır.

 

Kaynakça

-Çocuk Davranışlarını Anlama ve Rehber Olma, Mine Göl-Güven, ph.D.

-Gartrell, D.(2004). The Power of Guidance. NAEYC.

-Robert J. Mackenzie (2013) Çocuğunuza Sınır Koyma 2. Yakamoz Yayınevi

Yazan : Aylin Tuğrul