Waldorf Eğitim Modeli

waldorf.jpg

OKUL ÖNCESİ EĞİTİMDE WALDORF YAKLAŞIMI

            Okul öncesi eğitimde farklı ülkelerde geliştirilen ve uygulanan alternatif eğitim yaklaşımı örnekleri bulunmaktadır. Bu alternatif yaklaşımların her biri farklı gelişim alanlarına odaklanabilir ve farklı değerlere öncelik verebilirler.

Okul öncesi dönemde uygulanan ve alternatif bir eğitim yaklaşımı olan Waldorf yaklaşımı 1919 yılında Rudolf Steiner tarafından Almanya’da geliştirilmiştir. Steiner okul öncesi çocukların oyun oynarak öğrenmesi gerektiğine inanmış ve çocukların oyun oynarak yaratıcılıklarını ve fiziksel güçlerini daha rahat ifade edebileceğini ifade etmiştir. Bu eğitim yaklaşımın da ancak doğayla uyum içerisinde olarak mümkün olacağını belirmiştir.

Steiner, Waldorf eğitiminin üç önemli unusura olarak sorumluluk bilinci, doğruluk ve hayalgücünü ele alıyor.  Akıl, kalp ve ruh unsurlarının bütün olarak düşünülüp, çocuk gelişiminde bu unsurları beslemek gerektiğini savunuyor. Bu nedenle, Waldorf eğimi bu unsurları en tatmin edici bir şekilde doyurmayı amaçlamıştır.(Akdağ, 2006)

Waldorf yaklaşımı felsefesi çocuğu merkeze alan bir eğitim felsefeye sahiptir. Çocuklar bu yaklaşımla eğlenerek öğrenir, hem yaratıcılık gelişimi desteklenir hem de kendine güven duygusu artar.

Waldorf eğitiminde, çocuğun tüm yönleriyle eğitilmesi amaçlanmıştır. Bunlar; akıl, kalp ve yetenek olarak tamamlanır. Bu şekilde sağlıklı, duygusal bir gelişim hedeflenir. Eller, hem ilk akademik konularda hem de daha sonraki sanatsal el işi ve el sanatı çalışmalarında kullanılır. Waldorf eğitimi, entelektüel bir içeriği çocuğa zorla öğretmektense, uyandırılmış ve geliştirilmiş yeteneklere ulaşmayı çabalar. Öğrenme, kendini ve dünyayı keşfetmenin yolculuğu haline gelir. (Aktan, 2004)

Waldorf okulları bir ruh eğitimine, etik bir bilince yönelik atmosfer oluşturmaya çalışan okullar olarak duygusal gelişimi öne çıkarıyor. Tinsellik ve bedenin bir sanatsal doğallık içinde birlikte gelişebilecek bir yapı olarak ele alındığı Waldorf okullarında ekolojik yaşam da oldukça önemsenmektedir. Oyun ve öğretim materyalleri olarak ahşap oyuncakların araç ve gereçlerin tercih edildiğini de belirtmek gerekir. Bu okulların diğer bir karakteri ise özgür iradeyi geliştirmeye yönelik uygulamaları içeriyor olmasıdır.

Waldorf anaokullarında akademik bilginin yeri çok azdır. Yedi yaşına kadar çocuğa görevinin oyun oynamak olduğu öğretilmekte, çocuk sağlıklı bir şekilde oyun oynarsa bedensel gelişiminin hızlı olacağı görüşü savunulmaktadır. Bedensel, zihinsel ve yaratıcılık gelişiminin önemli olduğu bir dönemde çocuğa akademik bilgiler vermenin, onun enerjisini yanlış yöne sevk edeceği düşünülmektedir.

Waldorf yaklaşımına göre, Waldorf  öğretmenleri kendilerini “ her çocuğun içinde bulunan gerçek öğrenme sevgisini” ortaya çıkarmaya adamıştır. Öğretim süresince sanatı ve etkinlikleri özgürce kullanmaktadır. Sınıf öğretmenlerinin bir üniversite diploması ve bir Waldorf Okulu Öğretmen Koleji ya da Enstitüsünün sertifikasına sahip olması gerekir. Öğretmenler için eğitim iki ya da üç yıl olmakla birlikte deneyimli öğretmenlerin gözetiminde uygulamalı bir eğitim de söz konusudur.

Rudolf Steiner 1922’de Oxford’taki konuşmasında, öğretmenler için üç altın kural belirlemiştir. Bunlar “dünyaya gelen çocuğu minnettarlıkla kabul etmek”, “ona sevgiyle öğretmek” ve “insana yakışan gerçek bir bağımsızlık içerisinde ona önderlik etmektir”.

Çocukların oynadığı oyuncaklara baktığımızda bebekler, küçük mutfak eşyaları, ahşap evler vs malzemelerdir. Çocuklara bilgisayar, kasetçalar, puzzle, plastik oyuncaklar gibi hazır oyuncaklar verilmiyor. Çünkü televizyon karşısındaki çocukla, kukla tiyatrosu izleyen çocukların davranışları gözlemlediğinde, televizyon izleyen çocuğun genelde hareketsiz olduğu gözlemlenirken, kukla izleyen çocuk sürekli oyuna katıldığı görülmüştür.(Onur,2006)

Waldorf eğitiminin bazı ayırt edici özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:

  • Eğitimin ilk yıllarında akademik bilgilerin önemi azdır. Waldorf anasınıfları deneyiminde akademik içerik yoktur.
  • Çocuklar sanat, müzik, bahçecilik ve yabancı diller gibi konularda da eğitim görürler. Daha küçük sınıflarda tüm konular sanatsal ortamlar içerisinde tanıtılır. Bütün çocuklar flüt çalmayı, örgü örmeyi, vb. öğrenirler.
  • Waldorf okullarında öğrenme rekabete dayanmayan bir aktivitedir.
  • Waldorf okullarında çocukların elektronik araçlar kullanmaları istenmemektedir
  • Yoğun bahçe zamanının olduğu programda, çocukların doğa ile iç içe olması, doğa bilinci ve sevgisinin oluşturulması amaçlanmaktadır.

Waldorf eğitimini geliştiren Rudolf Steiner’ın şu sözü Waldorf yaklaşımının felsefesini çok güzel özetlemektedir.

“Çocukları saygıyla kabul edin,

Sevgiyle eğitin,

Geleceğe özgürce yollayın.”

 

Kaynaklar

  • Akdağ, Bülent. “Alternatif Eğitim Modelleri”, Zil ve Teneffüs Dergisi, Sayı: 6, 2006, s.34-44.
  • Aktan Kerem, E. “Erken Çocukluk Eğitiminde Bir Peri Masalı: Waldorf Okulları”, Çoluk Çocuk Dergisi,35, 22-25, (2004).
  • Onur, Tarhan “Waldorf Eğitimi“, Zil ve Teneffüs Dergisi, Sayı: 4-5, 2006, s.29-38.
  • Oral, Ezgi. “Doğal ortamda yaratıcılığı destekleyen bir eğitim; Waldorf Yaklaşımı”. Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir